Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-0,20
BIST 88.086
%-0,54
Dolar 3,5861
%-0,39
Euro 3,7941
%-0,65
Altın 144,75
REKLAM

Tasavvuf, Hakk’a giden yolların tamamıdır…

87 defa okundu kategorisinde, 09 Oca 2017 - 20:43 tarihinde yayınlandı
Tasavvuf, Hakk’a giden yolların tamamıdır…

Tasavvuf; sofî ve mutasavvıfların Hakk’a giden yolların tamamıdır. Tasavvuf hakikat yolunun nazarî yanını, dervişlik de amelî yüzüdür.  Tarikatın nazarî tarafına ilmi tasavvuf, amelî yanına da dervişlik derler. Cenâb-ı Hakk’ın insanı nefis & enaniyet cihetiyle öldürmesi ve envâr-ı zâtiyesiyle ayrı bir diriliğe güzelliğe eriştirmesidir. Yani insanın cüz’i iradesini yok edip, öz iradesi & tercih yeteneğini unuturak hareket etmesidir. Bazıları da insanın her türlü kötü ahlağı gidermesi ve güzel ahlağı yerine koyması istikametinde sürekli mücâhede ve murâkabe halinde olmasıdır.

Bu konuda Hz. Cüneyd’in ifadesi; “fenâ-fillâh” &“bekabillâh”ı hatırlatır. Şiblî’nin sözleri ağyar endişesine kapılmadan Allah’ın kontrolünde bulunmasıdır. Ebû Muhammed Cerîr ise, her zaman kötü huylara karşı tavır almak ve ahlâk-ı haseneyi avlamaktır, der.

Tasavvufu, eşya ve varlığın ruhuna nüfûz etmek, hadiseleri mârifet eksenli yorumlamak ve Cenâb-ı Hakk’ın her icraatını O’nu rasat etmeye bir menfez kabul edip, kemmiyet, keyfiyet ve tasavvurlar üstü bir iç müşâhede ile, ömrünü, O’nu temâşâ edebilme peşinde geçirmek ve her hâlükârda ihsan şuuruna sahip olmak olarak da yorumlamışlardır.

Tasavvuf, mârifet-i rabbâniyeye açık bir yol ve bir ciddiyet yoludur. Onda lâubâlilik ve hezlin yeri yoktur. Nasıl olabilir ki, o mesleğin esası, çiçek-kovan arası gelip giden arılar gibi sürekli mârifetten geçer. ağyârdan kalbi temizlemeye.. nefsi tabiî temâyüllerinden alıkoymaya.. bedenî ve cismânî arzulardan vazgeçmeye ve Peygamberin izlerini takip etmek olarak anlaşılmalıdır. İnsanın, kalbî ve rûhî hayat seviyesine yükseltilmesidir.

Tasavvuf yolunu,  şöyle sıralamak mümkündür.

1-Nazarî ve amelî yollarla tevhite varmak.

2-Kur’an’ı dinleyip anlamanın yanında O’nun emirlerine uymaya çalışmak.

3-Hakk sevgisiyle dolup-taşmak vebu nedenle bütün varlığa güzel ahlakla muamele etmek.

4-İsar özelliğini el üzerinde tutmak.

5Fenafillah ve Bekabillah seviyelerine uçmak.

6-Aşk & Cezbe sahip olmak.

7-İnsanların iç dünyalarındaki esrara vakıf olmak.

8-Elden geldiğince asıl maksadı unutmamak.

9-Helal dairesinde ömür yaşamak.

10-Uzun emel ve kötü akıbetten korkarak yaşamak.

11- Yegane felahın yakîn, ihlas & rızâ ile olabileceğini unutmamak.

“Benim gözlerim uyur, ama kalbim uyanıktır” sözü önemlidir ve “İnsanlar uykudadırlar, öldükleri zaman uyanırlar” hakikati esas teşkil eden “yakaza hali ” gelir. Sonra da onu tevbe / inâbe, muhasebe-tefekkür, firar/i’tisâm, halvet-uzlet, hâl / kalb, hüzün-havf, recâ/huşû, zühd, takvâ-verâ, ibadet/ubûdiyet, murâkabe, ihlas, istikamet, tevekkül, teslim, tefvîz, sika, hulûk, tevazu, fütüvvet, sıdk, hayâ, şükür, sabır, rızâ, inbisat, kasd, azim, irade, mürîd, murâd, yakîn, zikir, ihsan, basîret, firâset, sekîne, tuma’nîne, kurb, bu’d, mârifet, muhabbet, aşk, şevk, iştiyak, cezbe, incizab, dehşet, hayret, kabz, bast, fakr, gınâ, riyâzât, tebeddül, hürriyet, hürmet, ilim, hikmet, himmet, gayret, velâyet, seyr, gurbet, istiğrak, gayb, kalak, vakit, safâ, sürûr, telvin, temkin, mükâşefe, müşâhede, tecellî, hayat, sekr, sahv, fasl, vasl, fenâ, beka, tahkîk, telbîs, vücud, tecrîd, tefrîd, cem‘, cem‘u’l-cem’ ve tevhid takip eder ki, ….

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz