Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0,98
BIST 100.618
%0,01
Dolar 3,5120
%0,09
Euro 4,0014
%0,04
Altın 141,13
REKLAM

Doğru Konuşmak

144 defa okundu kategorisinde, 31 May 2017 - 09:16 tarihinde yayınlandı
Doğru Konuşmak

Her zaman doğru oturup doğru konuşmak gerekir. Hani derler ya Eğri Oturup Doğru Konuşalım. Biz bu evreyi geçirdiğimize inanmaktayım. Artık eğri oturmamamız gerekir. Bir insanın duruşu bile karakterini anlatır, bu nedenle  eğri oturan insanlardan doğru iş bekleyemeyiz. İnsanların her hareketi her konuşması, kullandığı her cümlede mutlaka bir mana vardır. Bilmem hatırlarmısınız; Mustafa Kemal Atatürk’ün kırda bir ağaç gölgesinde oturduğu zaman çekilmiş bir resmi vardır. Ceviz ağacının gölgesinde bile otururken Ata Rahmetlik bir duruş sergilemektedir. Bir elinde yenice sıgarası, içerken bile bir duruşu vardır Mustafa Kemal’in.

Haydarpaşa Garında kendisini karşılamaya gelen halkla çektirdiği resmi hatırlayın ATA’nın. Önderlik ettiği bir ülkenin çağdaş bayanlarla çektirdiği ve onlarla gurur duyduğu genç Türk kadınları ile olan resimleri hiç hatırımdan çıkmaz. Eskişehir Belediye Başkanının Odunpazarı’nda Atatürk için tanzim ettirdiği müzeyi gezerken bu resimler, ümmetten ulus devlete nasıl kısa bir zamanda ulaştığımızı açıklayan önemli bir gösterge olarak izlemekteyiz.

Kastamonu’da ‘’Efendiler bu serpuşun ismine ŞAPKA denir ‘’ sözleri ile bir günde bütün ülkeyi kapsayan bir devrim gerçekleştirmek herkesin harcı değildir. Fes giymeye alışkın halk, bir anda şapka devrimini benimser. Osmanlı tebasının simgesi haline gelmiş olan FES , ortadan kalkarak şapkanın  ikame ettirilmesi bile, bir siyasi duruş olduğuna inanırım. Bu günlerde FES, antika olarak yabancılara turizm amaçlı eşya diye satılması, bu duruşun bir terekesidir.

Her toplumun geçirdiği siyasal aşamalarda, kimi zaman, kazanımlar olur, kimi zaman kayıplar mutlaka vardır. Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan bu güne kadar geçen bir asırlık bir tarihi sadece bir yüzyıl olarak değerlendirmek doğru olmaz. Bütün yapılanların doğru ve tam olduğunu  iddia etmek de doğru olmaz.

Bu gün içinde bulunduğumuz toplum yaşamımızda en büyük tehlikenin denetlenemiyen cemaatler olduğunu düşünürüm. Bu cemaatler ne için kurulur, ne işlevi vardır, amacı nedir, vede neyi hedefler ? Ülkede zaten Din ile ilgili bir Diyanet İşleri kurumu çalışmakta. Bu kurumun kullandığı bütçe, birkaç bakanlıkta bile bulunmamakta. Bu kurum doğru işlemiyorda bu cemaatler bu nedenlemi  peydahlanmakta, yoksa gerçek amaç neyi hedeflemekte ? Bu soruların cevapları bulunamıyorsa, o ülkenin başına her melanet bu kanallardan gelebileceğini düşünmemiz gerekir.

Bilim zayıflarsa ortaya dine dayalı cemaatler çıkar, cahil halkın sığınacağı limanlar olarak görünür. Halkı aç bırakırsanız, bir torba pirinçe, bir paket yağa muhtac ederseniz, kendi inançlarını bile yiyebilir. Böylelikle bu insanları istediğiniz gibi yönlendirebilirsiniz. Çünki adam aç ve yoksul. Birde bu cahil halkın evde aş bekleyen düzine ile çocukları varsa, aç olan çocukları cemaatler sahiplenir. Bunlara istedikleri herşeyi yaptırırlar.

Hatırlayın yakın tarihimizi, Amerika Birleşik Devletlerinin dış işleri bakanı Bayan Rice ‘ Orta Doğuda Ilımlı İslam görüşlü devletler olacak, sınırlar yeniden çizilecek ‘ demişti. Ilımlı islam kurgusu FETÖ’nün yaratılması ile oluşturulmaya çalışıldı. Yani yine cemaat temelli yapı oluştu. Geçtiğimiz son 15 senede çok daha hızlı yapılandı.

Bir araştırma komisyon başkanı, elinde bir partiye verilen bağış konusunda sahte bir çek fotokopisini, belge olarak sunması ile toplumun dikkatini başka yerlere çekmeye çalıştığını seyrettik. Aslında esas fotoraf karesinde FETÖ ile yenilen bir öğlen yemeğinde masa başında biri Kuzu Kuzu oturmakta olduğu perdelendi. Ancak, buna kimse bir dokundurma yapmaması için neler kurgulanmakta diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz