Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%1,40
BIST 84.208
%0,69
Dolar 3,7830
%0,79
Euro 4,0694
%0,37
Altın 147,39
REKLAM

Mehmet Çek YAZDI : Fransa’nın Terörle İmtihanı & Aldıkları Önlemler

59 defa okundu , , , , , kategorisinde, 07 Oca 2017 - 20:20 tarihinde yayınlandı
Mehmet Çek YAZDI : Fransa’nın Terörle İmtihanı & Aldıkları Önlemler

IŞİD, 13 Kasım 2015 günü Paris’te saldırdığında saatler gece yarısını gösteriyordu. Dört farklı noktadaki katliamda 132 kişi hayatını kaybetmişti. Bir kaç dakika sonra televizyona çıkan Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Olağanüstü Hal (OHAL) ilan edildiğini ve ülkenin tüm sınırlarının kapatıldığını açıkladı.

Ordu sokağa indi; başta Paris olmak üzere birçok büyük merkezde kontrol noktaları kuruldu. Fransızlar, bir taraftan acılarını paylaşırken diğer yandan da hükümete destek mesajları veriyordu.

Fransa Komünist Partisi anında bir açıklama yaptı!

Öncelikle saldırının şiddetle kınandığı açıklamada, vatandaşların, kurbanların ailelerinin, saldırıdan yaralı kurtulanların ve akrabalarının parti olarak yanında oldukları belirtiliyordu.

DİKKAT! Açıklamanın devamında, güvenlik güçlerinin ve sağlık personelinin gösterdiği performans için teşekkür ediliyordu.

“Fransa’nın kalbinin” bir yıl içinde ikinci kez hedef alındığını, buna karşı hükümetin herkesin can güvenliğini sağlamak üzere acilen emniyet ve adalet mekanizmalarını güçlendirmesi gerektiği belirtiliyordu.

Durun daha bitmedi! 

Korkuya boyun eğilmemesi, terörizme karşı mücadele, uluslararası çözümler konusundaki çabaların artırılması gerektiği belirtiliyordu. Son olarak da Fransa’nın bu mücadeleden dayanışma ve cumhuriyet değerlerini koruyarak galip çıkacağı, FRANSA KOMÜNİST PARTİSİ olarak kendilerinin de bu yolda üzerlerine düşeni yapacaklarını, bunun için de parti olarak o günlerde yürütmekte oldukları başta seçim kampanyaları olmak üzere bütün etkinlikleri durduracaklarını ilan ediyorlardı.

Evet, aynen “Fransız İç Kuvvetleri” adı verilen direniş örgütüyle Alman işgaline karşı ülkelerinin bağımsızlığı ve özgürlüğü için savaştıkları günlerde olduğu gibi aynı azim ve kararlılıkla duruyorlardı terörün karşısında da.

Toplumun hemen her kesiminin dış saldırıya karşı ulusal direniş cephesini tahkim ettiği II. Dünya Savaşı günlerinde olduğu gibi teröre karşı da yek vücut oldu Fransa.

Bu ne biliyor musunuz? İşte bu VATANSEVERLİK!
Bu ne biliyor musunuz? İşte bu MİLLİ DURUŞ!

Peki bizimkiler ne durumda? Darbe girişimleri, terör saldırıları ve ekonomik ablukalar gibi ülkenin bütününü hedef alan operasyonlar karşısında nerede duruyorlar?

Maalesef, hâlâ büyük bir aymazlık içerisinde felaketlerden siyaseten nemalanmak için birbirleriyle yarışıyorlar. Adeta felaketlerden yıkıcı ve ayrımcı bir kalkışma çıkarabilmek için pusuda bekliyorlar.

Üzülüyor insan.
Yunanistan’da SOL tarih boyunca ülkenin en önemli toplumsal dinamiklerinden biri olagelmiştir; köklüdür, tarih sahibidir. Sağlam bir kartviziti vardır. Geçmişinin, halk nezdinde hatrı vardır ve itibar sahibidir.

Niçin?
Çünkü II. Dünya Savaşı’nda işgale uğrayan Yunanistan’da işgalci Nazi güçlerine karşı direnişin öncülüğünü Solcular yapmıştı. Binlercesi idam edilip, binlercesi katledilmişti.

Çünkü 1967’de Yunanistan’da askeri bir darbeyle iktidarı ele geçiren Albaylar cuntasının faşizmine karşı direnişin liderliğini de SOL yapmıştı.

Yani ülkeyi topyekûn hedef alan bütün saldırılarda ortaya ilk dikilen SOL olmuş.

SOL’un bir toplumsal dinamik olarak hâlâ varlığını sürdürebildiği diğer ülkelerde de durum farklı değil.

Mutlak suretle bir mazileri vardır.

1936’da İspanyol generaller, ülkeyi Alman ve İtalyan faşizmine peşkeş çektiğinde İspanya Komünist Partisi, 18 Ağustos günü o tarihi bildiriyi yayınlar “..ülkemizin askeri ve reaksiyoner kuvvetlerine karşı sürdürdüğümüz mücadele şimdi bir bağımsızlık savaşına dönüşmüştür. Ülkemizin, zorba yabancıların kanlı çizmeleri altında çiğnenmesine engel olmak için bütün milletimiz ayağa kalkmalıdır.”

İşte bu yüzden SOL hala SOL’dur İspanya’da.
SYRİZA gibi PODEMOS da gökten zembille inmemiştir.
Fransa ve İtalya’da da durum farklı değildir.

Bu ülkelerin tarihini anlatırken SOL’u anmadan geçemezsiniz.
Ya bizde durumlar nasıl?

Kemalist rejimle kötü olmamak adına tarihsel katliamlar karşısında üç maymunu oynamış, hatta destek sunmuşlardır.
Ordu darbe yapmış seçilmiş başbakanı, bakanları asmış onu da alkışlamışlar.
Darbeler karşısında direnmeyi akıllarının ucundan bile geçirmemişler.

Kürt halkının temsilcileri Meclis önünde toplanıp götürülürken, başörtüsünden dolayı bir kadın vekil yaka paça Meclis’ten çıkarılırken hep susmuşlar.

Yani hep rejimin kendilerine çizdiği çerçevede siyaset yapmış, onun dışına çıkmamışlar. Toplamda devletle hiç kötü olmamış, ülkenin tarihine FARKLI bir imza atamamışlar.

VAN DEPREMİ, KOCAELİ DEPREMİ, SOMA FACİASI gibi bu ülkenin yaşağığı hiç bir toplumsal felakette rol almamış. Savaştan kaçıp ülkesine sığınan mültecilere el uzatmak şöyle dursun açıkça mülteci düşmanlığı yapmışlar, yapıyorlar.

Her şey, bütün o aymazlıkların, yanlışların silinip tarihe karışması için bir fırsattı 15 TEMMUZ, darbecilere karşı gösterilen o muazzam direnişe eşlik etselerdi belki ama o fırsatı da kaçırdılar.

Bugün itibarıyla dünyanın en tehlikeli üç terör örgütü kabul edilen FETÖ, IŞİD ve PKK el ele vermiş organize bir şekilde saldırıya geçmişler, şehirlerin orta yerlerine bombalar koyuyor, sivil, savunmasız insanları kurşuna diziyorlar maalesef yine üç maymunu  oynayan bir sol var.

Kısacası memleket ve insanları için sorumluluk almanın gerektiği hiç bir dönem ortada olmayan, bütün tarihleri 3 miting 4 banka soygunu 5 cinayet, 2 yakma yıkmadan ibaret bir SOL.

Bu ülkenin tarihinde olmayan SOL’a geleceğinde yer var mı?

Sormazlar mı insana memleket yalnız ve ince alevler içinde yanarken neredeydiniz diye?

KANIYLA YAZDI: BAŞARAMAYACAKSINIZ

Seçilmiş bir lideri seçimle göndermekten umudu kesenler askeri darbe, ekonomik abluka, terör örgütlerini kullanma vb. yöntemlerle geliyor… 100 yıl sonra yeniden bağımsız bir dünya devleti olmak istememize razı gelmeyenler FETÖ-PKK ve IŞİD’i kullanarak ülkeyi iç savaşa doğru zorluyorlar ama nafile, sürekli boşa düşüyorlar.

Bu ülkenin onurlu, asil insanları, bu topraklara bağlılıklarını her türlü diğer farkın üstüne çıkararak bir araya geliyor. Vatan tehdit altındayken birlikte olmak gerekir diyenlerin ördüğü MİLLİ CEPHE büyüyor ve İzmir’de bir trafik polisi kanıyla yazıyor sokağa: BAŞARAMAYACAKSINIZ!

Başaramayacaklar, sandıklarının aksine Türkiye fay hatları olmayan bir ülke! Nereden, nasıl dürterlerse dürtsünler başaramazlar.

Aksine onlar vurdukça daha bir kenetleniyor millet! Herkes KAHRAMAN.. Çocuklarımız ÖMER, FETHİ olmak istiyor artık. Bundan sonrada zaten akıllar değil yürekler konuşacak.

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz

Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com