Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-0,43
BIST 99.639
%-0,13
Dolar 3,5064
%-0,10
Euro 3,9242
%-0,24
Altın 141,55
REKLAM

Obama & Başkanlık Sistemi

1624 defa okundu kategorisinde, 15 Oca 2017 - 00:19 tarihinde yayınlandı
Obama & Başkanlık Sistemi

KUTUPLAŞMA…

Kitap hazırlığına girdiğim şu günlerde köşe yazılarımı biraz ertelemiştim. Biraz da kızdım. Neden mi?
Özledim diyorsun, “kim?” diye soruyorlar.
Şiir yazacak oluyorsun “Aşık mısın?” diye soruyorlar.
Aşkım vatanım diyorsun, hani tarafsızdın diyorlar…
Çok kutuplaştık bu aralar. Her şeyimiz aldığımız nefes dahi sanki birileri için alınıyor gibi algılanıyor. Verdiğiniz selamdan oturuşunuza, okuduğunuz kitaptan yazdığınız yazılara varıncaya kadar her şey bir ayrışım nedeni olarak görülüyor canım memlekette.
Sinemaya, tiyatroya, konsere gitmenin kültür sayıldığı, semtlerde, sokak aralarında kedi – köpek gezdirmenin ayrıcalık olduğu, elinde gazete dergi alan, iki kitap okuyunca oldum sanan insanlar haline geldiğimiz günlerde dünya ve ülkemiz tarihinin en keskin dönemecini yaşıyor…
Dünya diyelim…
20 Ocakta, Beyaz Saray’da devir teslim töreni yaşanacak. Obama gidecek, yerine Trump gelecek. Değişen sadece isimler olacak. Çünkü ABD’yi yöneten kimselerin bir programı vardır başkanlık koltuğuna oturan kimsenin de hiçbir önemi yoktur. Peki, Obama nasıl gelmişti? Ön adı Hüseyin’di, yani bizdendi. Babaannesinin Müslüman olduğu konuşuluyordu. Ortadoğu’ya açılmak, yürümek ve bu coğrafya da kalmak isteyenlerin oynayacakların kartın adı Dindir.
Fransız İmparatoru Napolyonu biliyoruz. Mısır’ı işgal etmeden önce Müslüman olduğu ilan ediliyordu.
Alman İmparatoru Wilhemi Müslümanların hamisi olarak Kutsal Topraklara kadar gitti.
Hitler dahi Kudüs Müftüsü tarafından Müslüman ilan edilmedi mi?
Prens Charles’te hidayete ermişti, son olarak Putin’inde Müslüman olduğu dillendirildi. Ama en büyük zoka kuşkusuz Hüseyin Barrack Obama’ydı.
Ortadoğu halkı Obama seçildi diye sevine dursun, onun ilk icraatı Pakistan’ı bombalatmak olmuştu. Toryum zengini, İngiltere’nin sömürgesi olmuş Hindistan’ın komşusu Pakistan. Bayrağında Ay – Yıldız taşıyan, kurucusu bir Osmanlı Askeri olan Pakistan. Türkiye’nin Atom Bombası yoksa Kardeşi Pakistan’ın açıklamasını yapan ülke. Obama gidecek, peki gelen gideni artacak mı? Ben hiç sanmıyorum. Trump’un gelişiyle, ABD – Türkiye arasında bir yumuşama olacağı kesin ama bunun ne kadar olacağı da Trump’un İsrail ziyaretiyle netlik kazanacak. Dolar’ın ateşi alınır mı beraber göreceğiz. Ama mesele Doların artmasında ziyade, Türk Lirasının değer kaybetmesidir. Bu değer kaybını da maalesef sadece Dolar karşısında yaşamıyoruz. Ticaret anlaşması yaptığımız ve yapacağımız tüm ülkelerin paralarına karşı bu kaybı yaşıyoruz.
27 Ocakta, Fitch yatırım yapılabilir ülkeler listesi açıklayacak. Laf aramızda benim çok umudum yok. Ateş çemberine alınmışken Küresel Elitlerin elinde olan merkez Ülkemiz için olumlu bir not vermeyecektir. Bu maalesef Türk Lirasının değer kaybı yaşamasına sebep olacaktır. Peki, dönelim ülkemize. Gündemin ilk konusu Başkanlık Sistemi oylaması. Yeni sistemde değişen ne olacak? Evet diyen vekilde, Hayır diyen vekilde bunu bilmiyor. Bilse oturup Mecliste kavga etmek yerine halka izah eder. 18 maddenin tamamını okudum, hepsine katılmıyorum. 18 yaşında seçilmek gibi, Başkanın yargılanmasının zorlaştırılması gibi. Âcizane benim anladığım şudur. Devlet organlarının daha hızlı işleyişini sağlamaya yönelik bir sistem. Ama ben bu değişikliğin onaylanacağını sanmıyorum. Sosyal medya üzerinden Osmanlı Geliyor diye güç pompalaması yapan odaklara şunu hatırlatmak gerekir.
Feth-i Mübini gerçekleştiren Fatih kararlılığımız yok, Yavuz’a çölleri geçiren kudretimiz yok, Sultan Süleyman dönemindeki Muhteşemliğimiz yok. Şu an ülkemiz Cumhuriyetin Kuruluşundaki dönemi yaşıyor. Bunu itiraf etmek ağır ama hainler dört bir yanımızı sarmış durumdalar. Bunun içinde Cumhuriyet Döneminde olduğu gibi güçlü kararlı bir iradeye ihtiyacımız var. Kimse de kusura bakmasın bunu da yapabilecek tek insan Recep Tayyip Erdoğan’dır. Beni düşündüren tek nokta ise Erdoğan sonrası!!!

Bu günlerde bizim sloganımız Daha güçlü Türkiye için başkanlık değil, BAŞKANLIK İÇİN DAHA GÜÇLÜ TÜRKİYE olmalıdır. İki cümle arasında dağlar kadar fark var, anlayan beri gelsin. Mecliste konuşulmasının, görüşülmesinin daha sonra halka sunulacak olmasının tek nedeni vardır oyalama taktiği. 1 Mart 2003 yılı Mart Tezkeresinin oylamasını hatırlayan bilinçli vatandaş demek istediğimi anladı bile. 18 maddenin meclis oylamasından geçeceği açık, ben muhalif bir vekil olsam, şu dakikadan tezi yok halka gider getirilmek istenen sistemin zararlarını anlatmaya başlardım. Mecliste kavga ederek, birbirine hakaret ederek bu işler olmaz.
Ortada ne yapsa kimseye yaranamayan bir parti var MHP. Mecliste mevcut bakımından en az vekil sayısına sahip olmasına karşılık, ülke genelinde en yüksek oy potansiyeline sahip partidir. Haziranda hükümet kurmaya yaklaşmadı suçlu ilan edildi. Kasımda işlediği suçun(!) cezası kesildi. Şimdi başkanlık sistemine destek veriyor yine suçlu ilan edildi. Suçun cezası ya da mükâfatı, olası referandum sonrasında kesilecek. Devlet Bahçeli’yi bizzat tanıyan ve siyasi duruşunu gözlemleyen birisi olarak kendisinin vatan sevdasından, milliyetçiliğinden ve devlet adamlığından zerrece kuşkum yoktur. 2008 yılından beri de gündemi belirleyen siyasi lider yine kendisidir. Kimse FETÖ’den ilk bahsettiğinde kendisini neredeyse “dinsiz” olarak adlandıran kişiler şimdi Devlet Adamlığını övüyorlar, sebebi Başkanlık Sistemini gündeme getirmiş olması. Sistemin Meclise gelmeden önce yaptığı açıklama ve son günlerde erken seçim söylemi de bayağı konuşulacak.
Eğer ki, ülkücü camia bölünmez ve bu günlerde kenetlenirse gelecekte olası bir sistem değişikliğinde Devlet Başkanı olarak içlerinden birini çıkarabilirler. Çok yazıp az anlatmışsam kusura bakma, olası referandumda bana oyumu soruyorsan her yiğidin gönlünde bir aslan yatar derim.
Muhabbetle…

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz