Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0,98
BIST 100.618
%0,01
Dolar 3,5119
%0,08
Euro 4,0010
%0,04
Altın 141,14
REKLAM

Ne Oldu Bize ?

34181 defa okundu kategorisinde, 07 Haz 2017 - 23:25 tarihinde yayınlandı
Ne Oldu Bize ?

Bize bir nazar oldu Cumamız Pazar oldu,
Ne olduysa hep bize azar, azar oldu…

Ne şöhretten hastayız, ne de candan hastayız,
Ne ruhça ne vücutça ne de kandan hastayız…

Arif Nihat Asya bu dizeleri hangi tarihte yazdı bilmiyorum ama merhum sanki bu günleri görmüşte yazmış. Nasıl mı? Neden mi?

Günden güne ayrışıyor hatta kendimize dahi yabancılaşıyoruz. Küçük mahallelerinde birbirinin evini kollayan insanlar gitti onların yerine oturduğu apartmanında, çalıştığı iş yerinde selamlaşmayan insanlar geldi. Şimdi kırklı – ellili yaşlardaki büyüklerim hiç kusura bakmasınlar bu nesli yetiştiren kişiler onlar ve en az bu nesil kadar sorumluluk sahibiler. Ve gün geçmiyor ki bize yakışmayan bir başka haberle karşı karşıya kalmayalım. Sokak ortasında tecavüze uğrayan kızın feryadını duyup yüzünü çeviren insanlar olduk. Mahalle namusu olan kavramı, mahallenin büyük aile olduğunu unuttuk. Komşuya hal hatır sormayan kimseler olduk. İkindi üzeri çaylarını yudumlayıp dertleşen hanımlardık, şimdiler de komşumuzun başına bir hal geldiğinde en son duyan insanlar olduk. Ramazan geldiği zaman herkes birbirini kollar, iftariyeliği var mı diye merak ederdi. Kapılar çalınırdı iftar vakti bir kâse çorba ile karın doyurulur gönül kazanılırdı. Peki ya şimdi!

Avrupa’ya bir değil iki pencere açtık,
Uzun yıllardan beri cereyandan hastayız,
Batı, batı diyerek eyvah hep batıyoruz…

Diye devam etmiş bu müthiş şiirinde merhum…
Her saniye onlarca suçun işlendiği medeni Avrupa’yı kendimize rol model tayin ettik. Okumayı, araştırmayı, öze dönmeyi bırakıp Avrupai yaşam tarzını kanıksadık ve şimdi ülke olarak bu haldeyiz. Ne varmış halimizde canım? Diye soranlara geçtiğimiz haftayı özetleyim…

Hafta sonunda helikopter kazasıyla ciğerimiz dağlandı. Hanke Ağıdını ezberledik… Aradan sadece iki gün geçti. Uyuşturucu kullanmaktan ve satmaktan hüküm giymiş bir şarkıcı parçasının tahliyesini bir vatan kahramanı karşılar gibi karşıladı basın mensupları. Canlı yayınladı birçok kanal. Bu işte bir terslik yok mu? Daha dün bu milletin çocuğu, büyüğünün yanında edebinden sigara içmezdi. Şimdi sokaklarda bonzai komasına giriyor. Ben bağımlı kardeşlerime kız(-a)mıyorum. Kimse kusura bakmayacak. Ey bu medya baronlarının, yalaka patronları! Hiç mi utanmadınız muhabirlerinizi oraya gönderirken özünü ömrünü sömürdüğünüz bu milletten… Deniz Seki, sanat hayatının en yüksek kazançlı konser sözleşmelerini imzaladı. Eğer sanat sadece çıkıp maharetlerini sergilemekse diyecek söz yok. Ama sanat hem sahnede hem de sahne sonrasındaki hal ve hareketleriyle örnek olmaksa bu ülkenin gençlerine kusura bakmayın bu satırlarda yazdıklarım az bile gelir. Bakın yazdıklarım ne kadar doğruda olsa, bu yazıyı okuyan bir kişi üzerine vazife edinip mahkeme açsa bana ben suçluyum. Peki, suçum ne? Sadece doğruyu söylemek. Başıma gelmedi değil. Şöyle hafızamı kurcalıyorum. Bu kadın karşıma bir yarışmanın jüri üyesi olarak çıkıyor ve geçmişinde sabıkası olan bir yarışmacıyı şöyle tabiri caizse yırtınarak eleştiriyor. Eleştirmekle de kalmayıp jüri üyeliğinden istifa ediyordu.
“ Bu bir yarışma, bu adam gençlerin önüne konulacak ve örnek olacak.”
Bu sözler uyuşturucu kullanmak ve sokak ağzıyla söyleyim torbacılık yapmaktan ceza alan Deniz Seki’ye ait. Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste.
Şimdi kendisi acaba bu halkın önünde sahneye nasıl çıkacak, bu milletten, o gün sarf ettiği sözlerden ve daha da ötesi o yarışmacı Bayhan’dan hiç mi utanmayacak? Ben bu cahil aklımla çıkacağı sahnenin senaryosunu yazayım.  Çıktığı her sahnede ağlayacak, pişmanlığını dile getirecek sonra da şarkılar söyleyecek. Üzerine de pişkin pişkin bunlar cezaevinde yazmış olduğum eserler diyecek. Yer mi Anadolu çocuğu? Yemezdi, önceden.

Deniz Seki travmasını atlatmadan Arda Turan olayı yaşadık. Milli futbolcu demeyeceğim ona kimse kusura bakmasın. “Milli takımı bırakıyorum” açıklamasını yapacak kadar egoist olmuş birine binlerce şehit kanıyla sulanmış ay yıldızlı bayrağımızı taşıyan o forma haramdır zaten. Ve sen kimsin ki ay yıldızlı formayı bırakacaksın Arda Turan. Yaptığın olaya gelince de… Yaşını başını almış birine, oturduğu yerdeyken boğazına sarılıp, küfürler savunmak mı delikanlılık? Kendine o kadar güveniyorsan sadece işini yapan bir emekçiye saldırmak yerine, bu düzeni kuranlarla hesaplaşırsın. Kalabalıkta yapılan atarın, tenhada özrü kabul olmaz.
Olayın çıkış nedeni de malum 2016 Avrupa şampiyonasındaki prim mevzusu. Ateşi olmayan yerden duman çıkmaz efendi. Madem şeref, onur, haysiyet diyorsun; milli takımı bıraktığını açıklayacak kadarda büyüksün 2016 kadro dışı bırakıldıktan sonra, yeniden kadroya çağrıldığında gelmeyecektin. Bu sisteme böyle kafa tutacaktın. Yaşını başını almış bir adamın gırtlağına sarılmak yerine bu yanlış düzenle mücadele edecektin.
Biz sultan olmanın adam olmaya yetmediğini, adam olan büyüklerimizin anlattığı hikâyelerden öğrendik. Atletico Madrid’de kral olmuşsun, Barselona’da kaç gol attığının önemi kalmadı artık. Sen ve senin gibiler yüzünden Türk Milli Futbol Takımından tiksinen insanlar var artık.

Sözün özü, ne Deniz Seki, ne de Arda Turan. Yukarıda yazılanları okuyup anlamışsan eğer otur kendine bak kıymetli derttaş. Acaba manevi değerlerin, milli duyguların çiğnenirken en son ne zaman sesini çıkardığını sorgula.
Haftaya ömür vefa ederse buradayız efendim. Muhabbetle.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz