Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-0,43
BIST 99.639
%-0,13
Dolar 3,5063
%-0,09
Euro 3,9249
%-0,22
Altın 141,58
REKLAM

Gökhan Çayırlı Yazdı : Sözü Sağlam Özü Sağlam Adam Ol Irkına Çek

14438 defa okundu kategorisinde, 13 Mar 2017 - 18:35 tarihinde yayınlandı
Gökhan Çayırlı Yazdı : Sözü Sağlam Özü Sağlam Adam Ol Irkına Çek

Nerde kalmıştık?
Yeni kitabım ve çekimleri başlayacak bir film projemin senaryosuna yoğunlaştığım şu günlerde bir haftalık aradan sonra sizlerle beraberim. Yoğun tempoda olan sadece bende değilim. Ülke gündemi yoğun. Uluslararası ilişkiler gergin, halk kendinden emin…

Almanya’da olan gerginlik birden Hollanda’ya sıçradı ve iki ülke arasında olan diplomatik ilişkiler bir anda kopma noktasına geldi. Bankanlar nezdinde Devletimize ve Avrupa yaşayan vatandaşlarımıza yapılan bu saygısızlığı kınıyorum. Ancak dönüp bakmak lazım nerde hata yapıyoruz diye. 2008 yılında seçim kanunumuzu değiştirmişiz ve şu maddeyi eklemişiz;
“YURT DIŞINDA VE YURT DIŞI TEMSİLCİLİKLERDE SEÇİM PROPAGANDASI YAPILAMAZ” şimdi bize bu hakkı tanımayan Almanya ve Hollanda haklı mı? Haklı… Uluslararası mahkeme de suçlu kim? Biziz.
Peki, biz haksız mıyız? Hayır… Nasıl oluyor şimdi bu değil mi?
Sezar’ın hakkı Sezara…
Bizim kendi koyduğumuz kanun gereği suçlu biziz.
Ancak, Almanya ve Hollanda Bakanlarımızın yapacakları EVET toplantısına gösterdikleri hassasiyeti terör örgütlerine ve hayır toplantılarına göstermedikleri için suçlular. Dahası kendi devletlerinde, başka bir ülkenin Bakanını Konsolosluk Binasına geçirmesine izin vermemeleri tam olarak diplomasi vandallığı. Gelelim beri tarafa, ırkçılıkla mücadele ettiğini söyleyen büyük kuruluşlar acaba Hollanda’nın ırkçı liderinin söyleri için yaptırım uygulayacak mı? Benim için daha da önemlisi acaba bizden birileri çıkıp bu açıklamaları uluslararası arenaya taşıyacak mı?  
Biz sözde yaptırımları bir kenara bırakmazsak kimse kusura bakmasın bunun gibi sorunları daha çok yaşarız. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olup tek bildikleri karalama ve hakaret olanlara şu hatırlatmayı yapmak lazım. Dış işleri Bakanımızın Hamburgta yaptığı konuşmadan sonra Almanya Türkiye’nin suç işlediği açıklamasını yapınca, Bakanlığımız şu açıklamayı yaptı. Lütfen dikkat buyurun;
“ Bakanımız konuşması boyunca herhangi bir siyasi mesaj vermedi. “ inanmayan bakanlığın resmi sayfasından açıklamayı bulabilir, bulamayan arayıp sorabilir Dış işleri Bakanlığımızı.
Daha bir hafta önce bu olayı yaşamışken neden Hollanda gibi bir devlet karşısında haklı iken haksız duruma düşelim? Bakanlarımıza yapılan saygısızlığın hesabını illa ki soralım. Aklı Selim yolla soralım. Benim derdim bu…

Açalım tarih sayfalarını Almanların Yahudilere neler yaptıklarını anlatalım. Hollanda’nın Srebnitsa Katliamını, Raunda Katliamına gitmek için gönüllü olan Hollandalıları anlatalım. Silah tüccarlığı yaparak ekonomisini ayakta tuttuğunu anlatalım. Dahası İngilizler tarafından nasıl aşağılandıklarını anlatalım. Bu aşağılanmanın hikâyesi şudur. Hollanda’nın İngilizce adı Netherlands ‘tır. Türkçeye tercüme edecek olursak AŞAĞI ÜLKE manasına gelir. İngiltere’den rakım olarak daha aşağıda olduğu için böyle demişler. Bize düşmanlık edenlerle mücadele edeceğiz ancak karşı taraftan daha zeki olmalı ve analitik düşünmeliyiz. Dün bunların atalarına karşı bizim dedelerimizi mağlup eden bu düşünce yapısıydı. Ayranı kabarık dostlara söylüyorum. Asmak, kesmek, kelle uçurmak hiçbir zaman bizim işimiz olmadı. Biz dünyanın en büyük devletlerini ve medeniyetlerini kurmuş ecdadın torunlarıyız. Usluyuz, sessiziz, masumuz ancak gerektiğinde dünyanın kalbini söker alırız ancak sosyal medya da kuru ve boş laflarla olmuyor bu işler. Biz her zamankinden daha çok çalışmalıyız. Öğrencimiz okulunda dirsek çürütmeli, gece kulüplerinde değil. Memurumuz mesaisini devleti için harcamalı, beş dakika erken çıkarım yarım saat geç gelirim hesabı yapmamalı. Mühendis geliştirmeli, işçi üretmeli. Hâsılı herkes ne görev yapıyorsa eksiksiz yerine getirmeli. Sonra Hollandalı diplomatlar köpek gibi havlasınlar, at gibi peşimizde koşsunlar yeter ki biz sürükleyici olalım.
Bunları yerine getirdik mi kardeşim? Açalım Ayasofya’yı ibadete. Biletle değil tekbirlerle geçelim o kapıdan. Dedem Fatih, rahat bir nefes alsın, sızlamasın kemikleri. Ayasofya duvarlarında “Hu Hu” lara karışsın âminler. Ama önce bir olalım, birlik olalım, iri olalım, diri olalım… Bu saygısızlığı bile yaklaşan referanduma yoranlara inat birlikte olalım. Şahsi algılanmasın olay, yapılanlar Bakanlara değil, TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNE yapılmıştır. Bu da içimizdeki Hollandalılara yanıt olsun benden.
Beni geçmiş çağımıza duyduğum özlem için tenkit eden zavallılar. Nasıl özlem duymayayım? Çinlilere koca seddi çektiren Mete Han’ı özlemez mi insan? Papaya merhamet, merhamet diye yalvartan Atila’yı özlemez mi insan? Yok olma tehlikesi yaşarken aç olan halkı doyuran, çıplak halkı giydiren Bilge Kağan özlenmez mi? Özlenmez mi İslamın ilk Türk Devletini kuran Bilge Kül Kadir Han? Abbasi Halifesini koruyan Tuğrul ve Çağrı Bey özlenmez mi? Malazgirt’te Bizans’ı dize getiren, Romen Diyojeni esir olduğu halde misafir gibi ağırlayan Muhammed Alparslan özlenmez mi? Söğüt1te tuğ kaldıran Osman Gazi, İstanbul’a Türk ve İslam Sancağı çeken Atam Fatih, Hilafeti alan Yavuz Selim Han özlenmez mi? Fransa Kralı, Alman İmparatoruna esir düştüğünde sığındığı Muhteşem Süleyman özlenmez mi? Viyana, Estergon, Tuna özlenmez mi? Devletini ayakta tutabilmek için Avrupalı devletlerle kıyasıya mücadele eden Cennet Mekân Abdülhamid Han özlenmez mi? Herkes, her şey bitti derken, imkânsız derken parçalanan devletin küllerinden yeni devleti kuran Mustafa Kemal özlenmez mi?
12 Mart 1921’de KORKMA diye başlayan dünyanın en güzel dizelerini hasta yatağının başında duvara kazıyan Mehmet Akif özlenmez mi?
Bu halkın Recep Tayyip Erdoğan’ı sevmesinin nedeni yukarıda saydığım ecdadımızın özelliklerini taşıması olsa gerektir. Dün Kardak’ta Yunanistan’da it dalaşı yapmaya korkarken bugün Almanya, Rusya, ABD gibi süper güç diyebileceğimiz devletlere nota verdiği içindir. Yıllarca ötelenmiş, horlanmış, aşağılanmış hatta insan muamelesi görmemiş kişileri kucaklamasıdır.
Seçim öncesi kararınız ne olursa olsun. Hangi din mensubu olursanız olun. Bunlar beni ilgilendirmez. Ancak birleşmek için 99 sebep varken ayrışmak için 1 nedeni bahane edenlerden olmayın.  Bana referandum için oy rengimi soran okurlarıma şunu söylüyorum. Beni tanıyanlar bilirler ne oy vereceğimi. Tanımayanlarda yazmış olduğum, ortaya koyduğum eserlerden çıkarım yapabilirler. Ama biliniz ki, benim yanım her zaman devletimin ve milletimin yanı olmuştur…
Ve bitirirken bir aksiyon adamı olan Vatan Şairimiz, Mehmet Akif Ersoy’u anmadan geçemem. Sözde Türkçü olanlara en güzel cevabı Koca Akif İstiklal Marşını yazarak vermiştir. Akif, Arnavut bir baba, Özbek bir anneden dünya gelmiştir. Ancak Türk Milletinin bağımsızlığını sembolü İstiklal Marşını yazan kişi olmuştur. Hatta şöyle der bir şiirinde:
İhtiyar amcanı dinler misin, oğlum, Nevruz?
Ne büyük söyle, ne çok söyle; yiğit işde gerek.
Lafı bol, karnı geniş soyları taklid etme;
Sözü sağlam, özü sağlam, adam ol, ırkına çek.

Mehmet Akif’i anıp da şimdi misafirlik ettiği Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nu anmamak olmaz değil mi? Şöyle der o yiğit adam.

“Ne zaman kimlik sorunu yaşasanız, ülkenize olan sevginizin azaldığını hissetseniz İstiklal Marşı’nı okuyun.”

Ömür vefa ederse haftaya buradayız efendim, muhabbetle…

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz